Home / Posts Tagged "KADIN/Kadına Dair Herşey.."

Kış mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte yaşam tarzımızda da değişiklikler olur. Daha az hareket edip daha fazla yemeğe başlayabiliriz. Yaza doğru hızla kilo verip, kışın verilen kiloların alınması elbette istenilmeyen bir durum.
Yazdan kışa geçişte bağışıklık sisteminin de zayıfladığını belirten Diyetisyen Özlem Sert Aydın, bu nedenle hem vücudu hastalanmaktan koruyacak hem de kilo almayı önleyecek kışa özel bir diyet yapılmasını öneriyor. Aydın’ın önerileri şöyle:

Vitamin ve minerallere ağırlık verin
Enfeksiyonlara yakalanmamak için vitamin ve minerallerden zengin beslenmeli. Özellikle A, C, B6, E vitamini ve Çinko, Selenyum minerallerinden zengin olan kış sebzelerinden brokoli, lahana, brüksel lahanası, kırmızı lahana, karnabahar, havuç, marul, yeşil biber, roka, sarımsak, soğan ve meyvelerden portakal, mandalina, greyfurt, kivi, elmadan bir veya birkaçı günlük beslenmemizde yer almalı.
Su içmeyi ihmal etmeyin
Kışın su kaybının azalması nedeniyle su içme alışkanlığımız da değişebilmekte ama vücudumuzun metabolik işleyişi için yaz kış suya ihtiyacı var. Günde 2-2,5 lt su içmeyi asla ihmal etmemeliyiz.
TV karşısında atıştırmalara dikkat

Kış gecelerinde televizyon karşısında geçen zamanın da artmasıyla kişi daha fazla yeme isteği duyar. Yağlı, şekerli, hamurlu yiyecekler yerine taze sebze ve meyveler tercih etmeli

Demir eksikliğine dikkat
Daha çok çocuklar ve kadınlarda görülen, üşüme, halsizlik, baş dönmesiyle kendini gösteren demir eksikliği de kışın artar. Günlük beslenmelerinde et, kuru fasulye, yeşil mercimek, barbunya, nohut, yeşil yapraklı sebzelerden destek alınmalı ve beraberinde demirin emilimini hızlandırmak için mutlaka limon suyu ilaveli salata tüketilmeli.
Haftada en az 2 kez balık tüketin
Güneş ışığını daha az almamız nedeniyle daha mutsuz bir moda gireriz, bu nedenle de kışa doğru depresyon vakaları da artar. Sinir sistemimizin güçlenmesi için haftada en az 2 kez balık tüketilmeli, günde 10-15 adet fındık veya badem gibi kuruyemişler yenilmeli.
Yemeği sıvı yağla pişirin
Yemekleri pişirirken margarin ve tereyağından kaçınılmalı, sıvı yağlarla yemek yapılmalı. Etli yemeklerde de yağsız et kullanılmalı. Kızartma yerine ızgara veya buğulama veya fırında pişirme tercih edilmeli.
Bitki çayları tüketin
Bitki çayları, kışın hem içimizi ısıtacak hem de içeriğindeki yararlı maddeler bizleri hastalıklara karşı koruyacaktır. Kuşburnu, ıhlamur, adaçayı, rezene, nane-limondan günde 1-2 fincan içmemizde fayda var.
Öğünlerinizde yeşil çaya daha fazla yer verin
En fazla yeşil çayda bulunan kateşin adlı antioksidan maddenin kilo kaybını hızlandırdığı ve özellikle karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, metabolizmayı hızlandırdığı araştırmalarca desteklenmekte. Günde 2-3 fincan yeşil çayı mümkünse limonlu içmeye çalışın.
Günde yarım çay kaşığı tarçın tüketin
Günde tüketilen yarım çay kaşığı kadar tarçının en başta şekeri dengelediği artık bilinmekte, bunun yanı sıra tarçın tükettiğiniz yiyeceklerin yağa dönüşümünü de azaltmaktadır. Tarçını tek başına tüketmek biraz zor olabilir, günlük tüketmeniz gereken süt veya yoğurt içerisine katarak daha rahat tüketebilirsiniz.
Mutlaka kahvaltı yapın
Kahvaltı mutlaka yapılmalı ama poğaça, kek, simit türü yiyeceklerle değil. Ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalık ve haftada 1-2 kez yumurta yenilmeli. Öğle ve akşam çorba, salata, yoğurt yanına ızgara et veya etli sebze yemeği veya kuru baklagiller tüketilmeli.
Hürriyet.

Cildinizin parlak, canlı ve gergin kalması için çok fazla zaman harcamanıza, market market dolaşmanıza gerek yok. Kolayca bulunan sebze ve meyveleri öğünlerinize eklemeniz yeterli…

• Spagetti sosuna havuç rendeleyin. Varlığını bile fark etmeyeceksiniz ve içerdiği karoten (A vitamini) cildinizi besleyecek.
• Ispanağın taze yapraklarını salata için ayırın. Ispanak, diğer marul, göbek gibi salata çeşitlerinden daha fazla karoten içerir.
• Yumuşak meyveleri, yoğurtla ve taze meyvelerle karıştırın. Kayısı, şeftali, mango, papaya gibi meyveler günlük beslenmenizdeki karoteni yükseltir.
• Garnitür için şarap bardağının içinde soğutulmuş ya da şampanya serpilmiş ve nane eklenmiş garnitür kavun gibi özel tatlılar, cildiniz için yararlıdır.
• Akşam yemeği öncesi atıştırmak için dolapta hazır olarak brokoli bulundurun. Herkesin seveceği şekilde hafif yağlı olarak servis edin.


• Meyveleri her akşam yemeğinizin bir parçası yapın. Gece için taze ve soğutulmuş meyveleri salata olarak önceden hazırlayın.
• Sulu salatalara domates yerine papaya da konulabilir. Sadece lezzet değil, bol miktarda karoten de almış olacaksınız. Aynı eski portakal suları ya da elma suları yerine, ufkunuzu genişletin ve karoteni yüksek meyve sularını tercih edin.

O saf ve temiz duyguları birde böyle okumalı, hissetmeli! Çocukluğunu özleyenler ve çocuk kalmak isteyenler için muhteşem 2 kıta var sırada! Kendinizi biraz olsun umutlu ve mutlu hissedeceksiniz!

……Çocukluk….
Çıkmışçasına yüksek dağların zirvesine yaşamaktır hayatı zaferi kazanmışçasına kötülüklere karşı…
Bakıp ta aynaya ilk ve son kez masumluğu görmektir..
Saklambaç oynamaktır ağaçların arkasında..hiç bulunamamacasına
Ve çocuk olarak kalmaktır yüreğin arzuladığı masumluklarda….

Hayallerin dolgun dünyasına balıklama dalmak balık tutmaktır..
Çocuk olmak, su birikintisi gördüğünde suda zıplamaktır taki üstünü ıslatana dek…
ßana düşLerini kiraLarmısın aßi? ayakkaßıLarını ßedava ßoyarım. .

 

Bu kışı gripsiz geçirin

Anneniz, ıslak saçla yatmanın soğuk algınlığına yol açtığı konusunda kesinlikle tartışma kabul etmiyor. Uzmanlarsa bunun doğruluk payının sadece yüzde 50 olduğunu söylüyor. Yani aslında, soğuk algınlığı ve gribe bazı bulaşıcı virüsler yol açsa da, vücut ısısının 35 derecenin altına düşmesi bu virüslerin çoğalmasını kolaylaştırıyor. Tabii bu virüsleri almak için öncelikle bir taşıyıcıyla temas öpüşmek, aynı bardaktan içmek, aynı telefonu kullanmak gibi. Virüsler gözenekli yüzeyler üzerinde sekiz saate kadar, sert ve pürüzsüz yerlerdeyse iki güne kadar canlı kalabiliyor.

Ne Yapmalı?
Korunmanın ilk ve en önemli kuralı, ellerinizi düzenli olarak sabunla yıkamak. Kullanılan kağıt mendilleri hemen çöpe atmak, başkalarıyla aynı kap kacağı, bardağı kullanmamak, kolunuzun içine (elinize değil) öksürmek ve hapşırmak çok önemli. Ellerinizi gözlerinizden, ağzınızdan ve burnunuzdan uzak tutmamak da işe yarayacak diğer önlemlerden. Sağlık merkezlerine yolu düşenlerin maske kullanması de son derece mantıklı.

Aşı Meselesi
Geçen yıl başında domuz gribi tüm dünyayı etkiledi. Hastalık yüzünden milyonlarca kişi hastanelik oldu, ülkemizde de 400’ün üzerinde kişi hayatını kaybetti. Aşının yan etkileri hâlâ tartışılsa da, uzmanlar özellikle yurtdışına sık seyahat edenlerin, aşırı kiloluların ve hamilelerin doktorlarına başvurmalarını öneriyor.

Doğal Yöntemler
Söz konusu doğal tedavi yöntemleri olduğunda neyin tam olarak işe yaradığına karar vermek gerçekten güç. Ancak aşağıda sıralanan önerilerin gribe karşı etkili olduğu konusunda pek çok doğal tıp uzmanı hemfikir. -Soğuk algınlığı ve gribi uzak tutmanın en etkili yollarından biri bol bol su içmek. Oysa pek çok kişi, kışın soğuk havalarda su içmeyi unutuyor çünkü yaz sıcaklarında olduğu kadar sık susamıyor ve böylece virüslerin kuru boğaz ve burun mukozasına saldırması çok daha kolay hale geliyor. Sıcak bitki çayları da bu bölgeleri nemli tutmak için ideal.
-Peki probiyotikler sadece sindirim sistemine mi iyi gelir? Bu, kesinlikle doğru değil. İyi bakteriler, soğuk algınlığı ve gribe karşı bünyeyi güçlendirmenin harika bir yolu. Çünkü bağışıklık sisteminin yüzde 70’lik bölümü sindirim hattı üzerinde bulunuyor. Bunun için reçetesiz satılan besin takviyelerinden kullanabilir ve marketlerde bulunan probiyotikli besinlerden tüketebilirsiniz.
-Bir ya da iki hafta boyunca balık yağının gücünden faydalanın. Bol miktarda A ve D vitamini içeren balık yağı, bağışıklık sisteminizi virüsler tarafından aşılması güç bir kalkana dönüştürecektir.
-Uzmanlara göre iyileşme döneminde boğazınızı ve sinüslerinizi yumuşatmanın en iyi yolu bitki karışımlarıyla yapılmış çay çeşitleri içmek.


İşte GRIP ten korunmak için bitki çaylarından bir örnek; bir diş sarımsak, birtutam kırmızıbiber, karanfil ve toz zencefili kaynar suda bekletin ve bunlar eridikten sonra içine bir çay bardağı limon suyu ve organik bal ekleyin. Böylece tüm bakteri ve mikropların düşmanı olacak harika bir karışım elde edeceksiniz.

Artık Çok Geçse…
-Kahramanlığı Bırakın
-Sıvı Tüketin
-Çinko Desteği Alın
-Dinlenin

-İlaca Aşırı Yüklenmeyin