Çocuk Sağlıği, Genel, SAĞLIKLI YAŞAM
ÇOCUKLUK NE ZOR

Herkese merhabalar,

Bugün sizlerle sohbetimi oldukça güncel olan, içimi yakan ve bu konuda duyarlı olmayı kendime ödev edindiğim bir konu hakkında yapmayı düşünüyorum.

Konumuz “ÇOCUK İSTİSMARI”

Bu konuda öfkem dinmiyor maalesef. Bu yazıyı hazırlamak için yaptığım araştırmalarda okuduğum bilgilerde karşı karşıya kaldığım durumdan adeta iğrendim, utandım. Gaye nedir, o masum miniklere bu travmaları yaşatmadaki benciliyet ve sadist ruh nedir anlayamasam da ben kendimi sorumlu hissediyorum. bir şeyler yapmak zorundayız. Ben yazarım siz okursunuz belki bir çocuğu keşfeder ona ışık olursunuz. Ya da siz bir öneri sunarsınız O harekete geçer yine sönmüş bir ışığı yakabiliriz belki.

Hepimizin çocuğu, kardeşi bu tehlikeyle karşı karşıya maalesef ve Türkiye’nin oranları korkutucu. DÜNYA da %1 ila %10 arasında seyreden bu oran Türkiye de %10 ila %53 arasında. Bunun %78 i duygusal istismar, %24 ü fiziksel % 9 u ise cinsel istismar… En yürek acıtan rakamsa bu istismarlara uğrayan çocukların yaşı 2 ila 10 arasında seyrediyor…

İstismar nedemektir?

Ben bugün elimden geldiğince istismar nedir?, çeşitleri nelerdir?, istismara uğrayan çocukları nasıl anlayabiriz ve onlar için neler yapabiliriz? başlıklarını anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle istismar dediğimiz olay, Türkçe’ye Arapça’dan geçen ve sözlük anlamı olarak iyi niyeti kötüye kullanma, sömürme anlamına gelen bir sözcüktür.  anlamı bu. Keşke bıraktığı izlerde tek cümleye sığabilse…

Belirtmem gereken başka bir husus istismarın çeşitleri. Yani çocuklarımız bugün sadece cinsel istismara uğramıyor ne yazık ki, kimi yemek yerine dayak yiyor, kimi okumak yerine evlendiriliyor, kimi baskılanarak duygularını kapatmak zorunda kalıyor, kimi de zorla çalıştırılıyor. Bunları yapanlarda anneler, babalar, teyzeler, amcalar kısacası melek gibi görünen şeytanlar çoğu zaman.

İstismarin çeşidi var mi?

evet biz 4 başlıkta inceliyoruz istismarı. 

  1. DUYGUSAL İSTİSMAR  dediğimiz aşağılama, çocukluk vasfından uzaklaştırma, baskılama… vb.
  2. ÇOCUK İHMALİ: bu  ise barınma beslenme eğitim gibi hakların ellerinden alınması demek oluyor
  3. FİZİKSEL İSTİSMAR : şiddete maruz kalma, hırpalanarak çalıştırılma …vb.
  4. CİNSEL İSTİSMAR: bunun anlamı zaten aşikar. bedene zorla sahip olma, dokunma .. vb.

Baskın aile rollerimiz, katı babalarımız, kızlarını ev kadını rolüne tıkayan annelerimiz, oraya buraya gidemezsin deyip sosyal kısıtlamalarımız, çocuk ona dokunulmasını istemediğinde zorla öpsün amcan seni, öpsene teyzeni demelerimiz, küçük olsa bile onun da bir birey olduğunu hiçe saymalarımız.. Bunlar işte. Bu mide bulandıran sahnelere, izlerken gözümüzün dolduğu haberlere zemin hazırlayan etmenler bunlar. Bu olanların sorumlusu biziz işte. Saklanıp görmesek de biziz. Ama artık kendimize gelmemiz gerekmiyor mu? ÇOCUK denildiğinde akla gelmesi gereken, 70 yaşındakilerle evlendirilmeler mi, o pamuk gibi tenlerine acımasızca dokunmalar mı, vurmalar mı, ölüm mü akla gelmesi gereken ÇOCUK denildiğinde, yoksa aç kalma mı, tuğla taşıma mı, göz yaşı mı? o minik gözlere gülüşlere bu ifadeler mi yakısıyor yoksa OYUN, EĞLENCE, KAHKAHA, EVİMİN NEŞESİ… bunlar mı?

Maalesef bir sürü miniğimiz yaşından da boyundan da büyük travmalarla karşı karşıya kalıyor. ve işin en kötü tarafı bunu söyleyemiyorlar. korkuyorlar başıma bişey gelir diye, ya da bu iğrenç sahneyi yaratan “insanlar” miniğin sevdiği, tanıdığı kişiler olursa o zaman da o üzülür diye çekiniyorlar. çünkü o “insanı” seviyorlar yaptıkları hoşlarına gitmiyor sadece, ya da tamamen onlara inanılmayacağını düşünüyor o minik beyinler… bu yüzden bizim onları fark etmemiz gerekli. istismara uğramış çocuklarımızı aşağıda anlattığım belirtilerle bir nebzede olsa fark etme imkanımız yüksek. 

Miniklerimizin davranışsal, fiziksel ve psikolojik tepkileri….

Kendilerini izole edebilirler yani toplumdan soyutlayabilirler, korku, güven duygusunda azalma, depresyon, uykusuzluk, yeme içme alışkanlıklarında bozukluk, ani kilo değişimleri (zayıflama veya kilo alma), insanlarla iletişim kurmakta zorlanma, tanıdıklarından kaçma, umutsuzluk, çaresizlik, öfke, utanma, suçluluk hissetme (ebeveynlerinin onlara kızacağını düşünme, neden bize haber vermedin diye bağırılmasından korkma), dalgınlık, umursamamazlık, içe kapanıklık,dikkat de ve hafıza da sorunlar nüksediyorsa şüphelenmeniz gerekir. bu bahsettiklerim psikolojik tepkiler olmakla birlikte yazılması çok kolay ama bir çocuk da fark edilmesi oldukça zor durumlar olabilirler bazen.

Davranışsal ve fiziksel olaraksa şunları sıralayabiliriz:  Madde kullanmaya eğilim, alkole yatkınlığın artması,okul başarısında beklenilmedik ani düşüşler, iletişim bozukluğu, şiddete eğilimin başlaması, kötü niyetli hareketlere yatkınlık, gelişimde gerileme veya yavaşlama, herhangi bir hastalığın (astım, alerji… vb.) şiddetinde ani artışlar, genital bölgede şişlik veya kızarıklık, iç çamaşırlarında beklenilmedik yırtık veya kan lekeleri, genital bölgede ağrı, otururken veya idrara çıkarken acı hissi, yeni alışkanlıkların kazanılması (parmak emme, sallanma … gibi), fiziksel temastan kaçma, dokunulduğunda irkilme,arkadaşlarından uzaklaşma, 3 yaş altında kolunda bacağında kırık gördüğünüz çocuklar (o yaştaki çocukların kemiklerinin kırılma ihtimali oldukça düşüktür istisnai bir durum yoksa)

Belirtilerimiz bunlar olmakla birlikte her çocukta farklı sonuçlar doğurabilir. varyasyonlar (değişiklikler) gösterebilir her bir minikte. Eğer herhangi bir çocuğun istismara uğradığını düşünüyorsanız, bunun için en ufak bir şüpheniz bile  varsa yasal olarak bir zorunluluktur ki bildirmek zorundasınız. Yasal olmamış olsaydı bile kesinlikle insani bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum bu durumun. Unutmayın sadece cinsel istismar değil meselemiz, okulda dövülmelerinden, sokakta dilendirilmelerine, evlendirilmelerine kadar hepsi birer istismar. Çocuklara izni olmadan dokunmanız dahi bir istismar. Onun istemediği bir şeyi ona yapamazsınız, yapmamalısınız. Ayrıca bildiri yapmanız suçlama sayılmıyor. Yani yok yere birinin başını yakarım endişeniz olmasın. İsim vermeden bile bildirinizi yapabilirsiniz. Bildiri yapmanız miniğimizi gözlemlemerine vesile olmuş olduğunuz anlamına gelir. Eğer gerçekten bir istismar söz konusu ise zaten koskocaman bir yüreği  kurtarmış olacaksınız.

Bu konu ile ilgili benim bildiğim başvuru yapılan yerler  ALO 183 (SOSYAL DESTEK HATTI), POLİS, ÇİM (ÇOCUK İZLEM MERKEZİ) gibi yerlere ulaşabilirsiniz.

Umarım bir kişiye de olsa değinebilirim. Dedim ya senle benle onla olacak bu işler. sessiz kalıp üzülerek değil. Sabredip yazıma zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Bilgilerin bir kısmını kalemi ve bilgisine güvendiğim uzmanların yazılarından makalelerinden edindim. kendi yorumlarımla birleştirdim. Geri dönütleriniz benim için çok değerli lütfen olumlu ya da olumsuz hiç bir eleştiriden kaçınmayın ki aldığım geri dönüşlerle bir sonraki sohbetimde daha verimli olmaya çalışayım. sorularınız ve önerileriniz olursa memnuniyetle dinler, araştırır ve cevap olmaya çalışırım. 

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİMİZ OLDUĞUNU UNUTMAYIN. SEVGİYLE KALIN…